Kolera Günlerinde Aşk ♥ 10 Alıntı

Ünlü Yazarlardan Alıntılar

Kolera Günlerinde Aşk Alıntı

Hayatta sevdiğin kişinin aynı şekilde hissetmediğinin farkına varmak kadar acı veren bir şey yoktur. Onun dünyasını aydınlatmak, her anını mutluluğa boğmak, her gün yanında olmak istiyorsunuz ama bunların hiçbiri karşılık bulmayınca sizi eksik bırakıyor. Ve en kötü yanı, bu konuda yapabileceğiniz hiçbir şey olmaması. Kolera Günlerinde Aşk 10 Alıntı

Kolera Günlerinde Aşk-Gabriel García Márquez’in kitabı- Florentino Ariza ve Fermina Daza’nın hikayesini anlatıyor. İkisi gençken aşık olurlar ve birlikte bir hayat yaşamanın hayalini kurarlar. Birlikte yaşlanmak istiyorlar ama ne yazık ki hayatın onlar için başka planları var.

Bu karşılıksız aşk hikayesi, insanın sevdiği kişiyle birlik olma inancını her zaman korumalı mı yoksa hayatın akışına bırakması mı gerektiğini sorgulamanıza neden oluyor.

Gabriel García Márquez’in başyapıtı Kolera Günlerinde Aşk eserinden alınan bu 10 alıntı, hayatı akıl almaz derecede güzel bir şekilde anlatıyor.

Kolera Günlerinde Aşk Alıntı

  • Ama insanların her zaman annelerinin onları dünyaya getirdiği zaman doğmadıkları, yaşamın onları bir kez daha, hem de sık sık kendi kendilerinden doğmaya zorladığı düşüncesine kaptırdı kendini.
  • Aradan tam elli bir yıl, dokuz ay, dört gün geçmişti. Unutmamak için bir hücrenin duvarlarına her gün bir çizgi çekmek zorunda kalmamıştı; çünkü tek bir gün bile geçmemişti ki onu anımsatan bir şey olmasın.
  • Başkalarının acılarına katlanmak, kendi acılarına katlanmaktan daha kolay geliyordu.
  • Çünkü ne zaman, nerede olursa olsun, ama en çok da ölüme yaklaşıldıkça aşkın aşk olduğunun bilincine varmaya yetecek kadar yaşamışlardı birlikte.
  • Eline ne geçerse, yazgının bir buyruğuymuş gibi okuyordu; bütün o okuma yılları, okuduğu onca kitapta neyin iyi, neyin kötü olduğunu anlamasına yetmemişti.
  • İnsan fiziken bir kez doğar, peki ya ruhen? Yaşadığımız ömür boyunca kaç defa hayal kırıklığı yaşadık, kaç defa düştük, kaç defa yeniden ayağa kalktık düşünsenize bir? İnsanoğlu böyledir çünkü defalarca yıkılsa da yeniden ayağa kalkmak zorundadır. Hani büyük alim Mevlâna diyor ya “öldüm der durursun yine de yaşarsın” tam olarak böyledir hayat. Annemizden bir kez doğarız evet ama ölene kadar defalarca kez yeniden doğmak, yeniden ayağa kalkmak zorunda kalırız.
  • Ona göre, toprak ağalarının yük hayvanı gibi güttükleri yoksulların, hükümetin aynı biçimde güttüğü baldırı çıplak askerlerle çarpışmalarından öte savaş olmayacaktı.
  • Salgın başladığı gibi ansızın bitti, hasarın niceliği de hiçbir zaman bilinemedi; saptanması olanaksız olduğundan değil, kendi felaketimizden duyduğumuz utancın bizim en olağan özelliklerimizden biri olduğundan.
  • Yaşamda gereksinim duyduğum tek şey, beni anlayan birisi.
  • Yüz yaşıma geldim; her şeyin, evrendeki yıldızların bile yerlerinin değiştiğini gördüm, ama bu ülkede hiçbir şeyin değiştiğini görmedim daha.

Gabriel García Márquez eserleri, okuyun!

Yorum Yapın

:)