Günümüz Yazarlarından Okunası 8 Roman

Türk Edebiyatı

Günümüz Yazarlarından Okunası 8 Roman

Günümüz yazarlarından Okunası 8 Roman, hala hayatta olan ve yazdıkları ile okuyucularını büyülemeye devam eden yazarların kaleminden çıkmış okunası yapıtları içeriyor. Keyifli okumalar!

 Günümüz Yazarlarından Okunası 8 Roman

Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura * Ayfer Tunç

Ölümcül hastalığın pençesinde bir adam ile geçmişin yükünü sırtında taşımaktan yorulmuş bir kadının yolları kesişir bir gün bir yerde. Başlayan sadece bir aşk mıdır? Ayfer Tunç bir aşk hikayesinden çok fazlasını sunuyor okuyucusuna, aile bağları, acılar, acımasızlıklar, sırlar, yalanlar, umutlar, umutsuzluklar… Roman iç içe geçmiş birden fazla öyküden oluşuyor ve birden fazla sorgulamanın kapısını aralıyor. Ayfer Tunç “Aşıklar delidir” derken okuruna bu dünyada yaşamanın ancak bir deli olmakla mümkün olup olmadığını sorgulatıyor.

“Aile sırlarını sindirmek çok zordur.

Çünkü mutlu geçen çocukluklarda anneler melek, babalar kahramandır. Çocukluğu mutlu yapan şey budur. Ama büyümek, melek sandığın annenin yuva yıktığını, kahraman sandığın babanın işkencecilerin patronu olduğunu öğrendiğin halde onları sevmeye devam etmektir. Büyümek hayatın mazeretlerine inanmaktır, hatta hayata devam etmek için yeni mazeretler bulmaktır.”

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm * Zülfü Livaneli

Türk halkının darbelerle imtihanı, yabancı topraklara savrulan hayatlar, sürgün olmanın ağırlığı, anadilin bağlayıcılığı, intikam ve bağışlamak arasındaki o ince çizgi… Livaneli’nin Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm yapıtına Yaşar Kemal’in yorumu ise şöyle: “Gerçek bir şaheser! Teknik ve psikolojik olarak mükemmel! Öldürmek mi bağışlamak mı ikilemini en iyi veren roman.” Bir Zülfü Livaneli klasiği üzerine söylenebilecek çok fazla bir şey olmasa gerek…

“Ben de ülkemden nefret ederek ayrılmıştım ama aradan geçen onca yıldan sonra anlıyordum ki hiç kimsenin toprağından tamamen kopmasına imkan yoktu. Ağaçlar, bitkiler gibi o toprağa dikilmiştik. Sürgünün en kötü yanı da buydu. Doğaya aykırıydı sürgün. Bu yüzden hepimiz perişan olmaya yazgılıydık. Mutlu bir sürgün yoktu ve olamazdı.”

Devir * Ece Temelkuran

80’lerde çocuk olmak, bir darbeye doğru gidişatın sancılarına tanık olmak. Geçmiş geçmişte kalmıyor, izler bir şekilde yolunu buluyor kuşaktan kuşağa devroluyor. Ece Temelkuran iki küçük çocuğun gözünden anlatıyor o devirde yaşananları ve küçük karakteri aracılığıyla soruyor “unutmamakla hatırlamak aynı şey midir?”

“Hepimiz, içinde dün, dışında yarın olan pencere camları gibiyiz. Aynı anda dünün ve yarının görüntüleri yansıyor üzerimize. Bugün, saydam; yok gibi. İki görüntünün birbirine karıştığı saydam bir an gibiyiz.”

Gölgesizler * Hasan Ali Toptaş

Gölgesizler, bir kayboluşlar anlatısı; aniden kaybolmaların, beklenmedik dönüşlerin, ölümlü büyülerin, devlet nezdine düşen gölgelerimizin aynası. Tekrarların tekrarını okumamızı sağlayan karakalem bir güvercin; bir garip cinayet ve doğum hikayesi. Ve kokusu burnumuzda tüten, cevabından korktuğumuz bir soru cümlesi: “Kaar nedeen yağaar, kaaarrr?” (Arka kapak). Hasan Ali Toptaş’ın kaleminden acayip bir roman.

“O her şeyin mutlaka bir iz bırakacağına inanıyordu, izsiz şey olamazdı; kuşların bile izi vardı gökyüzünde, sözcüklerin dişte, bakışların yüzde.” Günümüz yazarlarından okunası 8 roman

Kırlangıcın Çığlığı * Ahmet Ümit

Polisiye türündeki eserleri severlerdenseniz bir Ahmet Ümit eseri okumuş ve Komiser Nevzat ile tanışmış olmanız muhtemeldir. Komiser Nevzat ve ekibi bu sefer bir seri katilin peşinde. Kendisi de tacize uğradığı için sadece çocuk tacizcilerini öldüren bir katil, Körebe. Çocuk tacizleri, pedofili, Suriyeli göçmenler, organ mafyası vesaire… Kısacası yaşadığımız toplumun gerçekleri bu yapıtın malzemesi. Ahmet Ümit eserine “vicdanını yitirmiş bir dünyadan başka nedir ki cehennem?” diyerek başlıyor ve “Kötüleri öldürerek adalet sağlanabilir mi?” sorusunun cevabını aratıyor okuruna. Günümüz Yazarlarından Okunası 8 Roman

” ‘Çok empati kuruyorsunuz Başkomserim’ dedi. ‘Ne dünya bu kadar hassasiyeti kaldırır, ne insanlar bu kadar inceliği…'”

Günümüz Yazarlarından 8 Roman

Masumiyet Müzesi * Orhan Pamuk

Bir bahar günü kendi statüsünde bir kadınla evlenmek üzereyken fakir akrabası Füsun’a aşık oluverir Kemal. Nişanlısından ayrılır ve hayatının geri kalanını saplantılı bir şekilde Füsun ‘un peşinde, onun eşyalarını ve onu anımsatan her şeyi toplayarak geçirir. Bu eşyalardan oluşan bir müze açmak gibi bir hayali vardır. Toplumsal norm ve tabuların insanın hayatını nasıl etkilediğine, dönemin İstanbul’unun sınıfsal temsiline ve mutsuz sonla biten bir aşk hikayesine dair bu roman okurunu şaşırtıcı bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.

“’Her akıllı insan hayatın güzel bir şey olduğunu, amacının da mutlu olmak olduğunu bilir,’ dedi babam üç güzel kızı seyrederken. ‘Ama yalnızca aptallar mutlu olur. Nasıl izah edeceğiz bunu?’”

Günümüz Yazarlarından 8 Roman

Şairin Romanı * Murathan Mungan

Murathan Mungan’ın fantastik, ütopik, polisiye türündeki eserinde bireysel varoluş teması öne çıkıyor. Elli yıl sonra yurduna dönen bir bilge şair Bendag, yıllar sonra evinden kitaplarının arasından çıkıp iki küçük çırağıyla yollara düşen bir filozof Moottah, şairleri öldüren bir seri katilin peşine düşen atlı bir polis Gamenn, ömrünü kelimelerin peşinde koşmaya adamış bir sözlükçü, şairler, gezginler… Hepsinin yolu Odragend’taki şiir şenliğinde kesişiyor ve şiirle bütünleşmiş hayatlar bir şekilde alt üst oluyor. Ya da gerçekten öyle mi?

insan kendine katlanmayı sessizlikte öğrenirdi.”

Yedinci Gün * İhsan Oktay Anar

İhsan Oktay Anar’ın derin tarih bilgisi, insanı şaşırtan hayal dünyası ve mükemmel kurgusuyla okuyucusunu etkilemeye başardığı eserlerinden biri Yedinci Gün. Eser II. Abdülhamid döneminde geçiyor ve ana karakter İhsan Sait’in gelecekten kendisine aşk mektubu gönderen Prenses Döjira’ya ulaşma çabasının etrafında şekilleniyor. Yazarın diğer eserlerinde de üzerinde durduğu iyilik-kötülük, ölüm-ölümsüzlük ve tanrı-şeytan çatışmaları Yedinci Gün’ün temel hareket noktasını oluşturuyor. Anar’ın daha önce kaleme aldığı yapıtlarına nazaran Yedinci Gün’ün vasat kaldığı eleştirilerine karşı şu söylenebilir; bu eserden alabileceğiniz ne aradığınıza bağlı…

“Çünkü hayatın değişmeyeceğini gayet iyi biliyor, buna da kader diyordu. Zaten kader, bir memurun sabit geliri gibiydi: Fiyatlar yükselip alçalsa bile maaş, yani kader değişmezdi.”

Günümüz Yazarlarından Okunası 8 Roman

Yorum Yapın