Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık Eserinden Gönüllere Kazınan 22 Alıntı

Gabriel García Márquez

Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık Eserinden Gönüllere Kazınan 22 Alıntı

Büyülü Gerçekçilik akımıyla özdeşleşmiş, Nobel Ödüllü yazar Gabriel García Márquez’in 1967 yılında yazdığı Yüzyıllık Yalnızlık eserinin arka kapağında şu satırlar yer alır: “Yüzyıllık Yalnızlık’ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. Yüzyıllık Yalnızlık’ı iki yıldan daha az bir sürede yazdım. Ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı… Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlık’ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım… Bu romanı büyük bir dikkatle ve keyifle okuyan ve hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan hiçbir şey anlatmamıştım. Kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek satır bulamazsınız.

Bu eserde, Marquez kendi doğduğu kasabanın, yani Aracataca’nın bir benzerini yaratır. Jose Buendia soyunun yedi kuşağını anlatan hikaye bu masalımsı kasabada geçer. Hikayesini fantastik kurgular ve metaforlarla bezeyen yazar, çocukluğunda Büyükanne’sinden dinlediği öykülerden aldığı ilhamla bir büyülü gerçekçiliği okurlarına sunuyor.  Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık Eserinden Gönüllere Kazınan 22 Alıntı aklınızı ve kalbinizi zorlayacak türden!

Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık Eserinden Gönüllere Kazınan 22 Alıntı

♥ ‘Umut karın doyurmaz,’ dedi kadın, ‘Umudu yiyemezsiniz.’ ‘Umut karın doyurmaz,’ diye yanıtladı Albay, ‘Ama sizi ayakta tutar.’

♥ Adamın şansı doğuştan açık olmadı mı bir daha da olmaz.

♥ Alışkanlıklardan kopmak için, felaketleri bahane etmeyi yersiz bulurdu.

♥ Çingene, kaba şivesiyle, “Eşyanın da canı var,” diye ilan etti, “bütün iş, ruhlarını uyandırabilmekte.”

♥ Düşündüklerinizi söylemek iyidir, söylediklerinizi düşündükten sonra söylemek daha iyidir.

♥ Hiç düşündünüz mü? Ummadığımız bir anda, ummadığımız bir durum bizi alıp yıllar öncesine götürüveriyor. Yıllardır aklımıza gelmeyen, varlığını bile unuttuğumuz olaylar, zihnimizin karanlık dehlizlerinden birdenbire gün ışığına çıkıveriyor.

♥ İnsan ölme zamanı geldiğinde değil, ölebildiği zaman ölür.

♥ İnsan sezgisiyle daha iyi ayırt edebildiği şeyleri gözleriyle görmeye çalışarak yanlışlara düşmeye başladı.

♥ İnsanın en iyi dostu, ölmüş olan dostudur.

♥ İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir.

♥ İnsanlar birinci mevkide giderken, edebiyat yük katarına atılırsa, dünyanın anası bellenmiş demektir.

♥ İnsanlar plan yapar ve tanrı onlara güler.

♥ Kaybedecek bir şeyi olmayanlardan korkmalısın. Çünkü onlar, kazanmak için her şeyi yaparlar.

♥ Kötülük dünyada değil, kişinin yüreğindedir.

♥ Çileden çıkartıcı suskunluk ve ürkütücü yalnızlıktan hem kaçmak hem de hep orada kalmak isteğine daha fazla dayanamıyordu.

♥ Onca yıllık ölümden sonra dirilere duyulan hasret öylesine yoğun, İki çift laf etme özlemi öylesine büyük, ölümün içindeki öteki ölümün yakınlığı öylesine korkunçtu ki…

♥ Ölümü umursadığı yoktu; ama yaşam çok şey demekti. O yüzden de idam hükmü verildiği andaki duygusu korku değil, özlem oldu.

♥ Sen çıldırmaya niyetliysen, kendi başına çıldır! Ama o çingene düşüncelerini çocukların aklına sokmaya kalkışma!

♥ Sevgiye karşılık sevgi isteyen, bu alışverişte acıdan başka bir şey elde edemez.

♥ Yalnızlık, anılarını ayıklamış, yaşamın yüreğinde biriktirdiği özlem dolu süprüntüleri yakmış, geriye en acı anıları bırakarak onları arıtmış büyütmüş, sonsuzlaştırmıştı.

♥ Yaşamla hesabını kesin olarak kapatırken kendi insanlarını düşündükçe duygulanmıyor, en çok nefret ettiği kişileri aslında nasıl sevmiş olduğunu anlamaya başlıyordu.

♥ Yüreğini kolla, ölmeden çürüyorsun.

Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık Eserinden Gönüllere Kazınan 22 Alıntı ilginizi çektiyse Gabriel Garcia Marquez hakkında daha fazla bilgi edinin: 20. Yüzyıla Damgasını Vurmuş Bir Yazar: Marquez

Yorum Yapın