Tutunamayanlar Olric Diyalogları

Oğuz Atay

Tutunamayanlar Olric Diyalogları

Oğuz Atay’ın kült romanı Tutunamayanlar’da okurun merakını cezbeden, Turgut Özben’in hayali arkadaşıdır OLRIC.  Nasıl Don Kişot’un Sancho Panza’sı varsa Turgut Özben’inde Olric’i vardır. Zaman ilerledikçe Selim hakkında daha çok bilgi edinen Turgut’ta birtakım değişimler olur. Kendi kendine konuşmaya başlar, Olric çıkar ortaya. Olric, Turgut’un iç sesidir. Daha önce farkında olmadığı Selim’in ölümüyle ortaya çıkan bastırılmış bilinçaltıdır. Olric çok sayıda metinler arası yoruma malzeme olmuştur. Berna Moran, Charles Dickens’in Büyük Umutlar eserindeki Orlick ve Sheakspear’in Hamlet eserindeki Yorick’le ilişkilendirir. Orhan Pamuk ise Olric’i Laurence Sterne’nün Tristram Shandy Beyefendi’nin Hayatı kitabındaki Yorick’e benzetir. Oğuz Atay’ın tüm bunlara bir cevabı vardır aslında okurunun gözünün içine baka baka Olric’e “Nasıl rahatsız olmam Olric? Yoksa Osric miydin?” der, açık açık Hamlet’in Osric’ine göndermede bulunur. Atay yarattığı roman karakterleriyle; yaşadıkları olaylar karşısında çaresizlik, umutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşayan, yabancısı olduğu topluma tutunamayan bireylerin yapısını, iç konuşma yöntemiyle derinlemesine irdeler, irdeletir. Tutunamayanlar Olric Diyalogları hayatı sorgulatan nitelikte.

Tutunamayanlar Olric Diyalogları

  • Korkuyorum Olric. Bu lanetin üzerime bulaşmasından korkuyorum.
  • Ölümü bilerek yaşamak istiyorum Olric. Yaşamanın anlamını bilmek için, ölümün anlamının karanlıkta kalmasını istemiyorum.
  • Hürriyet kötü bir kavram Olric. Öyle, anlattıkları gibi özlenecek bir ortam değil. Bu hürriyet, kulağıma kötü şeyler fısıldıyor Olric. Duymak istemiyorum.
  • Onların küçük yaşantılarının içinde ben de küçülmedim mi Olric? Ucuzluk bana da bulaşmadı mı? Hayır, efendimiz. Öyle içten yaşadınız ki.
  • Siz ne yaparsanız olur, efendimiz. Beni şımartıyorsun Olric. Zarar yok efendimiz: çünkü artık sizi kimse şımartmayacak. Beni korkutuyorsun Olric. Siz istemeyeceksiniz efendimiz. Güzellikleri kendiniz bulup çıkaracaksınız artık.
  • Yaşarsak göreceğiz Olric. Yaşamaktan korkmazsak göreceğiz. Ve bu dünyaya göstereceğiz.
  • Bütün hayatımızı yersiz çekingenliklerle mi geçireceğiz Olric? Cesareti yalnız kafamızda mı yaşayacağız?
  • Ona yaptığınızı bana yapamayacaksınız. Beni yolumdan çeviremeyecekler Olric! İnsan, Selim olduktan sonra ne yapsa olur, anlıyor musun Olric? Anlıyorum efendimiz. Anlamasan da olur. Kimse anlamasa da olur. Gerçek hürriyet budur Olric. Ben anlıyorum. Anlatamasam da olur.
  • Ben Selim değilim Olric. Selim romanları okuya okuya Selim’liğe özenen bir Don Kişot olmaktan korkuyorum. Don Kişot, büyük bir soyluydu efendimiz.
  • Yalnız seninle mi konuşabileceğim Olric? Olric susuyordu. Olric, dış dünyayla konuşmazdı. Parçalanırdı, erirdi.
  • Benim gibi, günlük yaşantı batağına saplanmış biri ne yapabilir Olric? Her yaşantınızda Turgut olduktan sonra gerisinin ne önemi var efendimiz? Anlamadım Olric. Anladınız efendimiz. Anlamaktan korkuyorsunuz sadece.
  • Artık yaşamak istemiyorum Olric. Onların istediği gibi yaşamak istemiyorum.
  • Ben bütün insanlara hayranım Olric. Bütün satıcılar, biletçi yanlarından geçerken nasıl gülümsemek gerektiğini ve arkasından nasıl küfredileceğini biliyorlar.
  • Kitapçı dükkânlarının özel bir kokusu vardır Olric: nevi şahsına münhasır derler eskiler, işte ondan.
  • Bizdeki kitapların çoğu iri harflerle basılıyor Olric. Kültür seviyemizi gösteriyor bu iri harfler. Okumayı yeni öğrenen bir millet olduğumuz için iri harfleri tercih ediyoruz.

Tutunamayanlar Olric Diyalogları sonrası  Oğuz Atay’ın Oyunbozan Kadınları’nı okuyun!

Yorum Yapın