Jean Christophe Grange Okumak için 5 Neden

Fransız Edebiyatı

Jean Christophe Grange

Henüz hiçbir Jean Christophe Grange eserini okumadım diyorsanız, bu nedenler aklınızı çelecek!

Jean Christophe Grange Okumak İçin 5 Neden!

♣ Bilgi haznesi ve müthiş hayal gücünü harmanlayarak olayları birbirine bağlama zekası,

♣ Kan dondurucu gerilim yaratma kabiliyeti,

♣ İflah olmaz araştırmacılığı,

♣ Kötülük kavramının üzerine yürümesi,

♣ Büyüleyici, korkunç, orijinal içerikler üretmesi.

Gerilim-polisiye romanlarının önde gelen isimlerinden Jean Christophe Grange, 1961’de Fransa’da doğdu. Uzun yıllar gazetecilik yapan yazarın ilk kitabı “Leyleklerin Uçuşu” 1994 yılında yayınlandı. Eserleri 30’dan fazla dile çevrilen ve Türkiye’de de oldukça geniş bir okuyucu kitlesi bulunan yazarın diğer kitapları; Kızıl Nehirler, Taş Meclisi, Kurtlar İmparatorluğu, Siyah Kan, Şeytan Yemini, Koloni, Sisle Gelen Yolcu, Kaiken, Ölü Ruhlar Ormanı, Lontano, Lontano’nun devamı niteliğindeki, bütün yolların cehenneme çıktığı Kongo’ya Ağıt, Ölüler Diyarı ve ülkemizde Şubat 2020 itibari ile raflarda yerini alan Son Av. Hikayelerini bizzat okuruna yaşatma kabiliyetine sahip, hiçbir zaman sonunu tahmin edemediğiniz kitapların yazarı Jean Christophe Grange. Okunmaya değer!

Son Av – Kitap arkası alıntı…

KARA ORMAN’DA SON AV BAŞLADI… ARDINDA HİÇBİR İZ BIRAKMAYAN AVCI KİM?

Komiser Niémans, yardımcısı Ivana Bogdović’le Alsace bölgesinde işlenen vahşi bir cinayeti çözmeye gider. Kendi karanlık geçmişlerini de yanlarında götüren iki polis, Kara Orman’da saklanan bir sırrın peşine düşerler. Kızıl Nehirler’in başkahramanı Niémans’ın dönüşünü müjdeleyen Son Av, kökeni Nazi Almanyası’na kadar giden sürprizlerle dolu bir gerilim…

Grange Okumak için Aklınızı Çelecek Alıntılar

♣ Aklına Nietzsche’nin bir sözü geldi: “Basit bir hayatın mı olsun istiyorsun? Sürüye yakın dur ve orada kendini unut.”

♣ Düşmanını hiç düşünmemek, onu yenmek demekti.

♣ Gidenin arkasından bakmayın; yoksa geleni göremezsiniz.

♣ Hayatınızda denge sorunu varsa etrafınıza dikkatlice bakın, muhtemelen birini yanlış yere koymuşsunuzdur.

♣ İnsan kendi karanlığında boğulurken başkalarına nasıl ışık dağıtır?

♣ Kadın hiç gitmeyecekmiş gibi sever, ama yeri gelir hiç sevmemiş gibi gider.

♣ Kendini nokta kadar değersiz hissettiğinde dönüp arkana bak; belki önemli bir cümlenin sonundasındır.

♣ Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer… Nehir asla durmaz.

♣ Ne derler bilirsin; bütün mümkün olanlar sıralanıp bir kenara bırakıldıktan sonra, geriye ne kalır? İmkansız olan.

♣ Ne kadar renkli olursan ol, bir yanın daima siyahtır.

♣ Sahip olduklarının tadını çıkarmayı öğren. Çünkü vaktini sahip olamadıklarının acısına ayırırsan tek üzülen sen olursun!

♣ Yaptığın hatalardan utanma. Onlar senin bu dünyada vurduğun damgandır.

♣ Yaptığın her seçimin ardından içine bir şey düşer. Kimse bilmez, kimse anlamaz; ama ne yaparsan yap o ”keşke” hep içinde kalır.

♣ Yara en çok avucunun içindeyse sana aittir! Sıkarsın avucunu, canın yanar. Ama senden başka kimse bilmez neden acıdığını.

Pınar Kür, Bir Cinayet Romanı ilginizi çeker mi?

Yorum Yapın

:)