Nazım Hikmet’e Dair: Hayatı, Aşkları

nazım hikmet hayatı aşkları

Mavi Gözlü Dev lakabıyla da anılan Nazım Hikmet Ran, bu topraklarda yetişen en ünlü şairlerinden biridir. Şiirleri 50’den fazla dile çevrilmiş, Türk şiirinin tüm dünya tarafından tanınmasına öncülük etmiştir. Yaşar Kemal ondan, “Büyük halk ozanlarının son büyük halkası” diye bahseder. Kuşkusuz Nazım Hikmet’in öne çıkan sanatsal yönü şairliğidir; ancak resimden tiyatroya, gazetecilikten romana, ideolojik düşünce üretiminden siyasal eylemciliğe uzanan geniş bir yelpazede fikirler/eserler üretmiştir. Sanatsal yönü kadar Nazım Hikmet hayatı ve aşkları ile de hep merak edilen kişiler arasında.

Nazım Hikmet Hayatı

Nazım Hikmet, Hikmet Bey ve Celile Hanım’ın oğlu olarak 15 Ocak 1902’de Selânik’te dünyaya açar gözlerini. Babası Hikmet Bey, elçilik ve üst düzey memurluk yapan bir devlet görevlisiydi. Annesi Celile Hanım ise ilk kadın ressamlarımızdandır.

İlk eğitimini Göztepe Taş Mektep’te alan Nazım Hikmet, bir süre Galatasaray Lisesi’nde okuduktan sonra Nişantaşı Sultanisi’ne geçti. 1917’de Bahariye Mektebine girdi. Mezun olunca stajyer subay olarak atandı, 1920’de geçirdiği bir hastalık nedeniyle askerlikten ayrıldı. İstanbul işgal altındayken arkadaşı Vâlâ Nurettin ile Anadolu’ya geçti. Ankara Hükümeti tarafından Bolu’ya öğretmen olarak atandı. Anne ve babasının ayrılması da dahil bazı sıkıntıları nedeniyle öğretmenlikten istifa edip Moskova’ya gitti. Orada Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi (KUTV)’nde eğitim gördü.

Hakkındaki suçlamalar nedeniyle görülen yargılamaların kimisinden beraat ederken kimisinden suçlu bulundu ve 13 yıl hapis yattı. Hapis hayatı boyunca geçinmek, eşi Piraye ve oğlu Mehmet’e destek olabilmek adına ipek dokudu, marangozluk yaptı, kitap çevirdi, resim çizdi, senaryo yazdı. Hapis yıllarında İbrahim Balaban’ın ressam, Orhan Kemal’in yazar olması için desteğini esirgemedi. Şair, başyapıtı sayılan Memleketimden İnsan Manzaraları‘nı da hayatının on yılını geçirdiği Bursa Cezaevi’nden yazdı.

Adalet arayışı içinde 18 Ağustos 1938’de Atatürk’e mektup yazdı. Bu mektup Atatürk’e ulaşmaz belki Atatürk’ün hastalığının ilerlemesinden belki de başka nedenlerden.

Dünya Barış Konseyi, Pablo Picasso, Pablo Neruda, Paul Robeson ve Wanda Jakubowska ile birlikte 1950’de “Uluslararası Barış Ödülü”ne Nazım Hikmet’i layık gördü.

Vatandaşlık Hakkı

1951 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlıktan çıkarıldı. Vatansız kalan Nazım Hikmet, büyük dedesi Mustafa Celâlettin Paşa/ Konstanty Borzecki’nin memleketi olan Polonya vatandaşlığına geçti ve Borzecki soyadını aldı. Geçirdiği kalp krizi sonucu 3 Haziran 1963’te Moskova’da yaşama veda etti. Nazım Hikmet, Moskova Novodeviçi Mezarlığı’na defnedildi, sağında Gogol’ün, solunda da Çehov’un mezarı var.

1987 yılında kardeşi Samiye Yaltırım’ın girişimiyle dostları ve sevenleri tarafından Nazım Hikmet’in yurttaşlık haklarının iadesi için mücadele başlatıldı. Yıllar süren çabalar sonunda, önce 2002 yılı, doğumunun 100. yıl dönümü nedeniyle UNESCO tarafından “Nazım yılı” ilan edildi. 2004 yılında Memleketimden İnsan Manzaraları Millî Eğitim Bakanlığı’nın “100 Temel Eser” listesine girdi ve son olarak 2009 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Nâzım Hikmet’in vatandaşlığı iade edildi.

Jean-Paul Sartre’ın “Nazım Hikmet’e Saygı” başlıklı yazısından şu alıntı Nazım Hikmet’i çok iyi anlatır:

“Ben her şeyden önce onun insan olarak büyüklüğünü ve kabına sığmaz enerjisini hatırlatmak istiyorum. Onu ağır hastalığı sırasında tanımış, yaşamak ve savaşmak iradesi karşısında şaşıp kalmıştım. Ama beni asıl etkileyen onun hüzünlü ve alaycı uyanıklığı oldu. Eziyetlerden, ölümlerden kaçıp kurtulan bu adam- başkalarının yaptığı gibi- dinlenmiyordu. Biten hiçbir şey yoktu onun için. Dıştaki düşmanla savaşırken içteki dostların hatalarına karşı da kardeşçe bir savaşı sürdürüyordu. Herkesle birlikte barış uğruna, emperyalizme ve faşizme karşı savaştığı sırada bile, Moskova’da oynanan bir piyesinde, bürokrasinin tehlikelerine karşı arkadaşlarını uyarıyordu. Ne militan disiplininden geçti ne de yazar eleştiriciliğinden. Bu çelişmeyi sonuna kadar yaşadı. Bu sürekli gerginlik, son yıllarda, mahpusluktan artakalan güçlerini de yedi bitirdi. Ama asıl bu yönüyle bugün bir örnek insan olarak kalıyor aramızda.”

Nazım Hikmet Aşkları/Evlilikleri

Nazım Hikmet hayatı boyunca birçok kez evlendi, son eşi hariç evlilikleri kısa sürdü.

Şair, ilk evliliğini Nüzhet Berkin ile yapar. Her ikisi de Moskova’da üniversite öğrencisidir. Her iki tarafından ailesi mutlu değildir bu evlilikten, 2 yıl sonra ayrılırlar.

İkinci evliliğini diş hekimi Ludmilla Yurçenko ile yapan Nazım Hikmet, 1928’de Türkiye’ye dönerken Lena’yı da yanında getirmek istese de vize alamaz. Ayrılık kaçınılmazdır. nazım hikmet hayatı aşkları

Üçüncü evliliğini 31 Ocak 1935 tarihinde Piraye Altınoğlu ile yapar. En güzel aşk şiirlerini yazdığı Piraye’ye bir gün ihanet ediverir. Çünkü dayısının kızı Münevver’e aşık olmuştur. Şair mektup yazar Piraye’ye anlatır durumu tüm açık yürekliliğiyle.

Piraye’den sonraki eşi ise Celile Münevver Andaç olur, afla cezaevinden çıkınca evlenirler. Nazım Hikmet’in tek çocuğu Mehmet 1951’de dünyaya gelir. 17 Haziran 1951’de öldürüleceğinden şüphelendiği için Rusya’ya kaçtığında, geride eşi Münevver ile 2.5 aylık oğlu Mehmet Hikmet’i bırakır. Münevver Hanım, Nazım’a bine yakın mektup yazar. Nazım, Münevver Hanım’ın tüm mektuplarını saklar.

Nazım Hikmet geçirdiği bir kalp krizi sonrası yatırıldığı hastanede Galina ile tanışır. Galina, Nazım’ın hem eşi hem de doktoru olur. Birlikte 7 yıl geçirirler. Türkiye’ye dönmek isteyen Nazım Hikmet, Galina Grigoryevna Kolesnikova’yı ardında bırakır.

İlk tanıştığı andan itibaren aşık olduğu Vera Tulyokova ile 1960 yılında evlenir ve ölünceye kadar onunla bir yaşam sürer. Vera ile evliliğinin sorunlu olduğu söylenir. Vera’nın kaprisleri yüzünden oğlunu Moskova’ya getiremez, hatta göremez ama maddi yardımlarını sürdürür. Ölümünün ardından Vera, Münevver Andaç’ın yazdığı mektupları saklar ve Nazım Hikmet’ten geriye kalan tüm arşivi kızı Anna Stepanova ile Melih Güneş’e bırakır. nazım hikmet hayatı aşkları


Hayat Sorgusu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum Yapın

:)