Üsküp Gezilecek Yerler

Makedonya

üsküp gezilecek yerler

Üsküp, tipik bir Avrupa şehri olmaktan uzak, canlı ve samimi havasıyla göz dolduran bir şehir. Buraya gelip de Osmanlı etkisini hissetmemek mümkün değil. Üsküp 1392 yılında Osmanlı hakimiyetine girmiş. 1661’de Üsküp’ü ziyaret eden Evliya Çelebi’ye göre Üsküp’ün fethi esnasında yedi küp altın bulunmuş, şehri fetheden askerlerin komutanı Gazi Evranos Bey askerlere “Üst küpten alın” diye seslenmiş, “üst küpten” ifadesinden halk arasında “Üsküp” ismi ortaya çıkmış ve şehir bu isimle anılmaya başlamış. Üsküp Gezilecek Yerler

1962’de şiddetli yağışlar nedeniyle taşan Vardar nehri Üsküp’ü sular altında bırakmış. Sel, kentin yaşadığı en büyük depremin bir göstergesi niteliğindeymiş. 26 Temmuz 1963 günü sabah saat 5.17’de, şehir 6.1 şiddetindeki depremle harap olmuş. Deprem nedeniyle binaların % 90’ı yıkılmış, 20.000’den fazla kişi evsiz kalmış. Depremden sonra, şehir Kenzo Tange ve Adolf Ciborovski’nin tasarımlarıyla tekrar inşa edilmeye başlamış. Müze olarak kullanılan Eski tren istasyonu, büyük depremin sembolü konumunda. İstasyon saati ölümcül 05.17 noktasında sonsuza dek duruyor.

Nasıl Gidilir?

Makedonya vizesiz seyahat edebileceğiniz bir ülke. Hava yoluyla gidiş 1 saat 35 dakika. Otobüs ile 11 saat civarı. Aracınızla gitmek isterseniz Yunanistan üzerinden 823 km. Karayolu ile yolculukta Schengen transit vizeye ihtiyacınız olacak!

Üsküp Gezilecek Yerler (Skopje)

Türk Çarşısı

Türk Çarşısı, Üsküp gezilecek yerler listesinin vazgeçilmezi olarak ilk sırada yer alıyor. Bizdeki geleneksel çarşı tipinin bir kopyası niteliğindeki bu alan kültür, tarih ve ticareti bir araya getiriyor. Terziler, ayakkabıcılar ve yorgan üreticileri gibi küçük el sanatları tüccarlarıyla dolup taşan capcanlı bir çarşı. Neredeyse tüm dükkanların kendi hikayeleri var. Çarşıda yürüyün ve atmosferin tadını çıkarın.

Taş Köprü

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü adıyla da anılan Taşköprü, 15. yüzyılda inşa edilmiş. 214 metre uzunluğunda ve 6 metre genişliğindeki Üsküp’ün sembolü olan bu etkileyici köprü, şehrin eski Türk kesimini modern şehir merkezine bağlıyor. 1555’teki depremde ağır hasar alan, II. Dünya Savaşı’nda ise tamamen yok olma tehlikesi atlatan köprünün 1689 yılında Osmanlı’ya karşı Karpoş İsyanı’nını başlatan Karpoş’un idamına sahne olduğu rivayet olunmakta.

Üsküp Kalesi

Üsküp Kalesi, 6. yüzyılda Romalılar tarafından yapıldığı tahmin edilen tarihi bir mekan. 1963’teki büyük depremden bu yana herhangi bir restorasyon çalışması yapılmamış, ancak bu görkemli antik kale, Makedon başkentinin simge yapıları arasında olduğu ve Vardar Nehri’nin panoramik manzarasına hakim olduğu için görülmeye değer.

Makedonya Meydanı

Üsküp’ün ve ülkenin en büyüğü olan bu meydan 18.500 m2’lik bir alanı kapsıyor. Civarında birçok restoran, kafe, alışveriş ve eğlence mekanının bulunduğu meydanın tam ortasında Üsküp’ün simgesi sayılan Büyük İskender Heykeli bulunuyor.

Üsküp Gezilecek Yerler

Arkeoloji Müzesi

Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Arkeoloji Müzesi, Vardar nehrinin sol yakasında, Üsküp’ün eski taş köprüsünün yanında yer alıyor. Bu müze, neredeyse bir yüzyıldan beri var olan Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’ndeki türünün en eskisi. Müzede 7000’in üzerinde eser bulunuyor. Bu eserler, yöre sakinlerinin hikayelerini, tarih öncesi dönemden Osmanlı döneminin sonuna kadar maddi ve manevi kültürlerini anlatıyor.

Üsküp Gezilecek Yerler

Makedonya Takı

Pella Meydanı’nda yer alan Makedonya Takı son dönemlerde inşa edilmiş yapılardan biri. Makedonya’nın bağımsızlığının 20. yılı anısına 2011 yılında açılan tak, 193 metrekarelik bir mermerden yapılmış. 21 metre yüksekliğindeki takın üzerinde Büyük İskender tasvirleri bulunuyor.

Üsküp Gezilecek Yerler

Osmanlı’dan Miras Tarihi Yapılar

500 yüzyıldan fazla süre Osmanlı hakimiyetinde kalan Üsküp’te Osmanlı’dan miras birçok tarifi eser mevcut. Muhteşem mimari yapıları ile göz dolduran bu tarihi eserlerden mutlaka görülmesi gerekenler; Kapan Han, Kurşunlu Han, Sulu Han, Sultan Murat Cami, Yahya Paşa Cami, İshak Bey Cami, Mustafa Paşa Cami, Çifte Hamam, 4. Murat Hamamı, Yeni Hamam ve Yahudi Hamamı.

Eski Üsküp Çarşısı’ndaki Saat Kulesi, 16. yüzyılın ortasından, tam olarak 1566-1572 yılları arasında yapılmış. Sultan Murat Camisi’nin bir parçası olarak yapılan kule Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk saat kulesi olarak kabul ediliyor. 40 metre yüksekliğindeki kule, kubbeyle biten birkaç bölümden oluşuyor.

Özgün Tasarımlarıyla Dikkat Çeken Dini Yapılar

Ortodoks Kilisesi “St. Spas“, kentin eski kesiminde 19.yüzyılda inşa edilmiş. Katedral St. Kliment Ohridski ise 20.yüzyıl ortalarında inşa edilen mimarisi ile dikkat çeken dini bir yapı. Hristiyanlığın 2000.yılı şerefine 2002’de açılan Milenyum Haçı, Avrupa ülkelerinin ve ABD’nin maddi desteğiyle Makedon Ortodoks Kilisesi gözetiminde inşa edilmiş. 66 metre yüksekliğindeki yapı, 1.040 metrelik Vodno Dağı’nın zirvesinde yer alıyor. Enfes manzaranın tadını çıkarmak ve fotoğraf çekmek için gidilip görülmeli.

Rahibe Teresa Evi

Asıl adı Agnes Gonca Boyacı olan Rahibe Terasa, 1910 yılında Üsküp’te doğup 5 Eylül 1997’de Kalküta’da ölmüş. Hayırsever Misyonerler Cemaati’nin kurucusu olan Rahibe Terasa, yaptığı sayısız iyilik ve yardımseverliğinden dolayı 1979 yılında Nobel Barış Ödülüne layık görülmüş. Rahibe Terasa’nın anısına yapılan evin alt kısmı müze olarak kullanılırken üst katı da şapel olarak kullanılıyor.

Makedonya Köyü (Makedonsko Selo)

Makedonsko Selo, geleneksel bir açık hava müzesinin en iyi özelliklerini modern ve sofistike yemek ve konaklama deneyimi ile birleştiren bir köy. 12.000 metrekarelik bir alanda yer alan Makedonsko Selo, 19. ve 20. yüzyıllardan kalma Makedon mimarisinin özelliklerini temsil eden 16 geleneksel evden oluşuyor. Köyde aynı zamanda ziyaretçilerin gümüşçülük, seramik ve dokuma gibi geleneksel el sanatları hakkında bilgi edinebilecekleri birçok atölye mevcut.

Matka Kanyonu

Şehrin sadece 15 km güneybatısında yer alan ve 5.000 m2’lik alanı kapsayan kanyon doğa aktivitelerine gönül verenler için iyi bir seçenek. Yaban hayatının renkleri ile dolu bu mekanda, mağaracılık, kaya tırmanışı, yürüyüş, kano ve tekne turları gibi birçok seçenek mevcut. Alan ayrıca kanyonun her iki tarafında bulunan çeşitli kilise ve manastırlarla dolu. 1389 yılında inşa edilmiş ve içinde antik freskler bulunan St.Andrew Kilisesi görülmeye değer.

Yorum Yapın