Umberto Eco 7 Muhteşem Roman

Umberto Eco

Umberto Eco

Dünyaca ünlü İtalyan yazar, eleştirmen, filozof ve akademisyen Umberto Eco, 5 Ocak 1932’de Alessandria’da dünyaya geldi. 19 Şubat 2016’da 84 yaşında yaşama veda etti. Umberto Eco okunması zor kitaplar yazmasına rağmen okuyucusunun kalbinde taht kurmuş bir yazar. Diğer eserlerinin yanı sıra dünyamıza muhteşem 7 roman bıraktı,tekrar tekrar okunası romanlar…

“Bazı şeyler yürekle sezilir. Bırak yüreğin konuşsun; yüzleri sorguya çek, dilleri dinleme.”

“İnsan gereğinden çok konuşarak da, gereğinden çok susarak da günah işleyebilir.”

“Bence, edebiyatın gücü, bir metnin, hiçbir zaman tümüyle tüketilmeksizin durmadan farklı okumalar üretebilmesindedir.”

Umberto Eco’dan 7 Muhteşem Roman

Gülün Adı

Umberto Eco’nun on milyondan fazla satarak diğer eserlerini gölgede bırakan ilk romanı Gülün Adı, 14.yüzyılda bir manastırda zehirlenerek öldürülen bir rahibin ardından başlatılan cinayet soruşturmasını anlatıyor. Bu eser, orta çağ Hristiyan dünyasını irdeleyen tarihsel bir roman olmasının yanı sıra polisiye öykü kurgusuyla da okuyucusunu sürüklüyor.

Foucault Sarkacı

Simya ve komple teorileri kokan bu romanın adı dünyanın döndüğünü ispat etmeye çalışan Fransız fizikçi Leon Foucault’nun kullandığı sarkaçtan geliyor. Foucault Sarkacı arka kapaktaki açıklamasıyla şöyle tanımlanıyor; “İrrasyonel düşüncenin 500 yıllık tarihinin 500 küsur sayfalık serüveni: Pozitif bilimin yanı sıra, uzantıları günümüze dek süregelen, gizli bilimlerin, orta çağı da kapsayan çok uzun bir zaman dilimi içinde bilim-büyü kardeşliğinin öyküsü.”

Önceki Günün Adası

17. yüzyılda batan bir gemiden kurtulup bir başka gemiyle karaya çıkan, yüzme bilmeyen soylu bir adam ve bu adamın sevdiği kadına yazdığı mektuplar, gemide tuttuğu notlarla bize ulaşan bir öykü. Roberto de la Grive’in ıssız gemide geçirdiği günler boyunca geçmişe yönelik anımsamaları, bir dönemin siyaset, sevgi, bilim, toplum yaşantılarını yeniden kurarak, günümüz tarih, toplum, insan ilişkilerini değerlendirmemizi sağlıyor.

Baudolino

Umberto Eco

Tescilli yalancı Baudolino’nun hikayesini anlatıyor bu yapıt. Erken orta çağın bilinmeyen tarihi olayları, düşünce yapısı, sosyal hayatı ile harmanlanan bu hikaye, tarihi bir perspektiften sınırsız bir hayal gücü ve can yakıcı bir mizahla iç içe geçmiş bir şekilde okuyucusu ile buluşuyor. Romanın merkezinde, insan zihninin kendi dünyasını nasıl oluşturduğuna dair ilginç bir tespit var.

Kraliçe Loana’nın Gizemli Alevi

Geçirdiği bir kaza sonrası hafızasını onarmaya çalışan 59 yaşında bir kitap satıcısının geçmişine ulaşma çabaları, arka planda İtalya’nın soğuk savaş dönemine yer verilerek anlatılıyor. Faşizm ve karşıtları, sıradan orta sınıf insanların aykırı yaşamları. Kitap insana çocukluğunu sorgulatan türden, Umberto Eco bu konuda çok başarılı.

Prag Mezarlığı

Umberto Eco

Bir komplo teorisi ile daha baş başa kaldığımız bir roman. 19. yüzyıla girerken Avrupa’da baş gösteren ırkçılığın ve antisemitizmin temelinde yatan olaylara dokunan roman, Hitler’in Yahudi soykırımının gerekçesini oluşturduğu iddia edilen Siyon Bilgelerinin Protokolleri’nin ortaya çıkışını ele alıyor.

Sıfır Sayı

1992’de başlayan öykü, Mussolini’nin aslında 1945’te ölmediği, yıllardır gizli şekilde yaşadığı iddiası ile medya politikaları ve cinayet komplolarının yeraltı dünyasına çekilen bir hayalet yazarın etrafında dönüyor. Hikaye okuyucusuna, insanların düşüncelerinin medya yoluyla ne kadar kolay manipüle edilebileceğini gösteriyor.

Yorum Yapın