Sıra Dışı Bir Kadın Frida Kahlo

Frida Kahlo

Meksikalı sanatçı Frida Kahlo, oto portreleri, bedensel acıyla, duygusal çalkantılarla dolu hayat hikayesi ve cesur, canlı renkleri ile hafızalarda yerini almış bir ressam. Marksist eğilimleriyle tanınan Frida, Che Guevara ve çağdaş figürlerden oluşan bir grupla birlikte, 20. yüzyılın karşı kültürünün sembolü haline geldi ve sonraki kuşaklara ilham veren bir resim mirası yarattı.

Frida Kahlo 1907’de Mexico City’de doğar, ancak sosyalist olduktan sonra Meksika devriminin başladığı 1910’u doğum tarihi olarak kabul eder. Kahlo, altı yaşındayken çocuk felci geçirir ve bir ayağı daha ince ve topal kalır. Bu nedenle hayatı boyunca hep uzun etekler giyer.

18 yaşındayken Mexico City’deki bir otobüs kazasında ölümün eşiğine gelir, demir bir çubuk sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkar. Hayatının geri kalanında, parçalanmış çerçevesini yeniden inşa etmek için boşuna girişimler olarak kalacak 30’dan fazla ameliyat olur. Kazadan önce doktor olmayı hayal eden Kahlo, bu kazadan sonra ailesinin desteğiyle ressam olur.

Sıra Dışı Bir Kadın Frida Kahlo

İyileşme sürecinde Rönesans ustalarının portrelerini inceler ve kendi kendini geliştirmeye çalışır. İzleyen 20 yıl boyunca düzinelerce otobiyografik sahne ve kendi resimlerini çizer. 1928’de Frida, yaşının iki katı olan ünlü Meksikalı ressam Diego Rivera’ya aşık olur. Bir yıl sonra onunla evlenir. Sanatı, cesur ve kendine has bir şekilde gelişmektedir. Bu süreçte, devam etmekte olan sağlık sorunları, bir dizi düşükler ve kocasının sadakatsizliği onun için hep bir sınav olur.

Diego’nun birçok kadınla ilişkisi vardır. Eşinin tüm ihanetlerine katlanan Frida sonunda pes eder. Üçüncü kürtajının ardından Diego’nun onu kız kardeşi Christina ile aldattığını öğrenince ayrılır. Bu arada Frida’nın da başka erkeklerle ilişkileri olur. Bunlarda biri Rus devriminin önde gelen isimlerinden sayılan Lev Troçki’dir. Troçki, özel izinle 1937’de Meksika’ya gelir, Frida’nın evine yerleşir ve ilişkileri de böyle başlar. Troçki’ye suikast düzenleyen ressam Siqueiros’un arkadaşı olması nedeniyle sorgulanan Frida, o sırada San Fransisco’da bulunan eski eşi Rivera’nın yanına gider ve çift orada tekrar evlenir.

1930’ların sonunda Paris ve New York’ta kişisel sergiler açar, bu sergiler kendisine uluslararası ün getirir. Fakat 1940’ların sonuna doğru Kahlo ve resimleri halkın gözünden düşmeye başlar, 1954 yılında vefat eder ve 1980’lerde yeniden keşfedilir.

Frida Kahlo, almadığı kaş ve bıyıkları, yerli Tehauna kıyafetleri ve sol bacağından daha ince olan sağ bacağıyla güzellik standartlarını altüst eder. Sıra dışı saç stilleri, renkli kıyafetleri, kırmızı ruj ve ojesi ile marjinal kadını yaratır. Kendi adıyla özdeşleşen moda akımına ilham olur.

Son yıllarda Frida Kahlo adı ticari bir meta haline gelmeye başladı. Bu onun değerine gölge düşürüyor olsa da siyasi eğilimleri, kadın bedenine bakış açısı, hayal gücünü besleyen ülkesinin sanatsal gelenekleri ile bağı, bedensel acılarının ve duygusal çalkantılarının yansıdığı eserleri hala onu cesur ve kendine özgü bir sanatçı yapmaya yetiyor. Frida’nın sıra dışı yaşam öyküsü, Carol Hanisch’in kült olmuş “kişisel olan politiktir” mottosunun ne demek olduğunu anlatır gibidir. O bir marjinal, bir hayalperest, bir savaşçı, tabuları yıkan bir devrimci, aşk kurbanı ve sanat dehasıdır. Daha ne olsun ki?

Frida Kahlo’dan Muhteşem Sözler

Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın.

Başıma gelen en iyi şey, acı çekmeye alışmaya başlamam.

Kendi portremi resmediyorum çünkü çoğunlukla yalnızım, çünkü en iyi tanıdığım insanım.

Acılarımı boğmaya çalıştım; ama yüzmeyi öğrendiler ve şimdi ben, bu hoş ve iyi his tarafından alt edildim.

Senin sevmediklerini de sevdim ben Diego. Neden sevmediğini anlamak için, onları sevdim… Ya da sevmeye çalıştım. İçimdeki, sana dair olan öfkeyi dindirmek için yaptım belki. Öfkem dinmedi Diego.

Ama sevgilim, bir daha gelseydim dünyaya yine seni severdim. Canlı canlı çürüyeceğimi bilerek!

Hayatta başıma iki korkunç kaza geldi, biri geçirdiğim otobüs kazası, diğeri de Diego.

Ayaklarım, uçmak için kanatlarım varken size niye ihtiyacım olsun?

Hiçbir şey kesin değildir. Her şey değişir, her şey hareket eder, her şey döner ve her şey uçar, uzaklara gider.

Frida Kahlo üzerine yazılmış okunası eserlerden bazıları;

♣ Hissettiğin Kadar Yalnızsın

♣ Aşk ve Acı: Frida Kahlo: Unutulmayan Kadınlar 1

♣ Frida Kahlo Kendi Gerçeğimin Resmini Yapıyorum

♣ Frida

Yorum Yapın