İçinden İstanbul Geçen Okunası 6 Roman

Kitap Önerileri

Romanlardaki İstanbul

İstanbul büyüleyici kimliği ile tarih boyunca birçok edebi eserin ilham kaynağı olmuş; rengi, kokusu, sesi kitapların satır aralarına sinmiştir. İçinden İstanbul geçen 6 romanda bu eserlerden birkaçı, İstanbul’un farklı dönemlerinden, farklı pencerelerden, farklı hayatların hikayesini taşıyorlar okurlarına. Romanlardaki İstanbul bir başka güzel geliyor insana…

Romanlardaki İstanbul

Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali

27 Mayıs 1960 ihtilali öncesinde Türkiye’nin siyasi atmosferinin sosyalist çevrenin gözünden aktarıldığı, orta yaşlı bir solcu olan Kenan’ın Günsel’le olan ilişkisinin merkez alındığı, yalnızlığın romanı. Romanın satır aralarında dönemin puslu İstanbul sokaklarında bir adres arıyormuş gibi hissedersiniz, şehrin kokusu, rengi, sesi, tarihi sinmiştir romana.

“Taşları sürekli dönen bir değirmendir kafa dediğin, arasına bir şey koymazsan, kendi kendini öğütür, bitirir.”

Fatih HarbiyePeyami Safa

Tanzimat ile başlayıp daha sonraki dönemlere de yansıyan batılılaşma hareketinin ve bu hareketin Türk aile yaşantısına etkilerini anlatan Peyami Safa’nın romanı. Fatih, Osmanlı örf ve adetlerinin yaşandığı bir semti; Harbiye ise batılı bir yaşamın sürüldüğü semti temsil eder romanda. Peyami Safa, İstanbul’un iki semti arasındaki farkı, “Kabil ile New York arasındaki” uçuruma benzetir. Dünyanın iki ucundaki iki farklı hayat tarzı, İstanbul’da yarım saatlik mesafede yan yana yaşanır.

“…kendi kendini aldatmakbaşkalarını kandırmak kadar basit değildir ve insan kendi içindeki adaletten ürkmeye başlar.”

HuzurAhmet Hamdi Tanpınar

Huzur, arka fonda müthiş bir İstanbul manzarası ve romanı sürükleyen üç ana karakter sunar okuyucusuna. Sevgilisi Nuran’a kavuşma ihtimalinin azlığı karşısında bocalayan, II. Dünya Savaşı’nın her an patlayacak olması korkusuyla tedirgin bekleyen, Cumhuriyet ile gelen yeni hayata ayak uydurmaya çalışan sorunlu bir kuşağın temsilcisi; Mümtaz. Mümtaz’a aşık ama toplum baskısı ve dedikodulardan bunalarak aşkından vazgeçmeyi tercih eden dul bir kadın; Nuran. Ve karakteri Mümtaz’a zıt olarak yaratılmış, intihar ederek hayatına son veren Suat. Huzur arayarak bulunur mu?

“Bazı kapıların bize kapalı görünmesi, önünde değil; arkasında bulunduğumuz içindir.”

Romanlardaki İstanbul

İstanbul Bir MasaldıMario Levi

İstanbul Bir Masaldı, İstanbullu Yahudi bir ailenin dört nesillik hüzün, ayrılık dolu tarihini anlatıyor. Göç edenler, göçle gelenler ama hep tanıdık hikayeler. Fonda İstanbul öykünün hüznünü paylaşır gibidir.

“Herkes kendi karanlığını kendi sesleri ve dokunuşlarıyla yaşıyordu.”

Romanlardaki İstanbul

Kuşlar Da Gitti ⃒Yaşar Kemal

Florya’nın uçsuz bucaksız arazilerinde kuş yakalamak için bir araya gelen insanların hikayesini anlatıyor Yaşar Kemal bize, birde İstanbul’un değişen yüzünü. Bir grup çocuk para kazanmak için eski bir geleneği yaşatmaya çalışıyor ve okuyucusunu takıyor peşine Eminönü, Taksim, Eyüp gibi farklı semtlere sürüklüyor. “Günün birinde İstanbul’un tarihi yazılırsa, kuş satıcılarından mutlaka bahsedilmesi gerekir. Onlar olmadan İstanbul’un tarihi çok yavan olur” demiş üstat.

“Niye böylesine insanlar insanlığı unuttular?”

Romanlardaki İstanbul

Üç İstanbulMithat Cevdet Kuntay

Aynı şehir, aynı insanlar, aynı siluet, üç ayrı devir, üç farklı İstanbul. İstibdat, meşrutiyet ve mütareke dönemlerinin İstanbul’undan çeşitli kesitler sunar Kuntay. Fakir semtler halkın inançlarını, varlıklı semtler sakinlerinin kibrini yansıtır şehre.

“Ölümden daha korkunç şey vardı, ölümün ayak sesi! Gelen ölümün kendisi görünmeden duvara vuran gölgesi! İhtiyarlık bu gölgeydi, bu sesti.”

Romanlardaki İstanbul

Yorum Yapın