Latin Edebiyatından Okunası 10 Kitap

Kitap Önerileri

Latin Edebiyatından Okunası 10 Kitap

Latin Amerika, yerli oligarşilerin, askeri diktatörlüklerin ve yabancı emperyalizmin birleşmesiyle parçalanmış bir kıta. Latin Amerikan Edebiyatını anlamak için bu coğrafyanın köksüzlüğünü ve sömürgeci arka planını anlamak gerekiyor. Bu köksüzlük kavramı Latin Amerikalı yazarları etkilemiş ve hayal güçlerini zorlayarak kurgusal dünyalarını yaratmak zorunda bırakmıştır. Latin Edebiyatından Okunası 10 Kitap hayal gücünün dinamizmi ile buluşturuyor bizi.

Latin Edebiyatından Okunası 10 Kitap

Alef * Jorge Luis Borges

Borges, Alef adlı öyküde bir şairin evinin bodrumunda keşfettiği ve bütün evreni eş zamanlı olarak gördüğünü iddia ettiği bir Alef’ten bahseder. Alef, İbrani alfabesinin ilk harfidir ve farklı kültürlerde farklı anlamlar yüklenir. Zaman, kimlik ve ölümsüzlük temaları üzerine kurulu Alef dünyaya, yaşama ve kendimize başka bir boyuttan bakmamızı sağlayabilecek çok güçlü bir anlatı. Kitaptaki her bir öykü yüzeysel olarak okunduğunda okuyucuyu merakı ile baş başa bırakırken, derin okuma felsefi açıdan okurun beynini zorluyor.

Artemio Cruz’un Ölümü * Carlos Fuentes

Artemio Cruz’un Ölümü, muhteşem kurgusuyla insanda roman okumaktan çok olayların bir parçasıymış gibi bir duygu uyandıran, Meksika’nın ruhuna sürükleyici bir yolculuk içeren bir roman. Yetmiş bir yaşında, ölüm döşeğindeki Artemio Cruz, başucundaki rahip dini ritüelleri gerçekleştirirken geçmişiyle hesaplaşmaya başlar. Meksika Devrimi’nin küllerinden doğan, acımasızlığı ve hırsıyla zenginleşen Cruz, devrimci bir asker olarak geçirdiği günleri, kaybolan sevgilisi Regina’yı, karısının sevgisizliğini, babasının güçsüzlüğünü hatırlar. İdealler, gerçekler, yozlaşma sarmalında sıkışıp kalan insanlar ve ölüm döşeğinde ruhu hatıraların işgali altında kalan bir adam. Hayat mı bizi olduğumuz yere sürükler yoksa bu sadece kişinin kendi seçimi midir?

Çirkin Gece Kuşu * José Donoso

Ülkemizde pek bilinmeyen José Donoso’nun Türkiye’de yayımlanan ilk ve tek kitabı, tam çevirisi Gecenin Edepsiz Kuşu (El obsceno pajaro de la noche) olan Çirkin Gece Kuşu’dur. Genellikle Gabriel García Marquez ile özleştirilen “Büyülü Gerçekçilik” akımını doruk noktasına taşıyan isimlerden biridir José Donoso. 1924 Şili doğumlu yazar, Pinochet diktatörlüğüne tepkisini göstermek için kendini sürgüne gönderecek kadar alaycıdır. José Donoso insanoğlunun bireysel ve toplumsal varoluş sorunsalını kabusvari metinlerle anlatır. En önemli eserlerinden biri kabul edilen Gecenin Edepsiz Kuşu’nda kurgusal dünyayı yaratan kişi bir babadır. Oğlunu gerçek dünyadan kurtarmak için kurmaca bir evren düşler, düşlemekle de kalmaz, bu evreni var eder.

Kent ve Köpekler * Mario Vargas Llosa

Erkek olma ritüeli üzerine müthiş bir analiz içeren bu roman toplumun insana dayattıklarını müthiş bir akıcılıkta irdeliyor. Kent, Peru’nun başkenti Lima, köpekler ise Leancio Prado Askeri Okulu’nun çömezlerine verilen ad. Güçlünün güçsüze kurban edilişi bu askeri okulun en can alıcı noktası. Mario Vargas Llosa askeri okulda geçirdiği iki zorlu yılın deneyimlerini bu kitaba aktarmış. Leoncio Prado askeri akademisinde yaşananları konu edinen roman yayınlandığı dönemde ülkede tartışma yaratmış, bazı akademi üyeleri kitabın bin kadar kopyasını yakmış.

Oscar Wao’nun Tuhaf Kısa Yaşamı * Junot Diaz

Latin Edebiyatından Okunası 10 Kitap

Junot Diaz’ın 2008 yılında Pulitzer ödülü aldığı bu roman, Dominik Cumhuriyeti’nde yaşayan “Yüzüklerin Efendisi” ve bilgisayar oyunları delisi Oscar isimli bir gencin kendi çıkmazları arasında, Dominik Cumhuriyeti’nin 20. yüzyıl siyasi tarihi, Trujillo rejiminin iç karartıcı uygulamaları, Dominikli olmak ve öylede kalmakla ilgili muhteşem tespitler içeriyor. Okunmalı!

Ruhlar Evi * Isabel Allende

Trueba ailesinin üç kuşaktan oluşan zaferler ve trajedilerle dolu hikayesini Şili’nin yazgısıyla harmanlayan büyülü bir eser. Geleceği gören, nesneleri yerinden oynatabilen ve ruhlarla sürekli irtibat halinde olan eksantrik Clara, neredeyse sıfırdan bir servet yaratan sağcı koca Esteban ve onun evlilik dışı oğulları, Clara’nın devrimci çocukları, ülkenin seçimle gelen, darbe ile öldürülen başkanı, darbeci güçler ve oyunları.

Seksek * Julio Cortázar

Latin Edebiyatından Okunası 10 Kitap

Seksek, Julio Cortazar’ın iç içe geçmiş iki romanı iki ayrı okumayla sunduğu ve okurunu seksek oynamaya davet ettiği bir başyapıt. Kitabın başında yer alan okuma planıyla, ilk roman 56 bölümden oluşuyor. 57. bölüm ve sonrası için yazar “okunması zorunlu değildir” notunu düşmüştür. 57. bölümden itibaren okumaya devam etmek isteyen okuru zorlu bir maraton bekler, metin sıçramalı bir oyuna dönüşür aynı seksek oyunu gibi. Gerçekliğin dayattığı saçmalığın içinde biçimlenen bir dünyada, sekseğin son halkasına ulaşmaya çalışan bir grup insanın hikayesini anlatır Cortazar ve muğlak bir finalle baş başa bırakıverir okurunu. Latin Edebiyatından Okunası 10 Kitap

Tarçın Kokulu Kız * Jorge Amado

Latin Edebiyatından Okunası 10 Kitap

Romanın orijinal adı “Gabriela, Cravo e Canela”, tam Türkçesiyle “Gabriela, Karanfil ve Tarçın”. Ama nedendir bilinmez “Tarçın Kokulu Kız” diye çevrilmiş dilimize. Ön planda Arap Nasip ve Gabriela arasında yaşanan tutkulu aşk yer alırken, arka planda 20. yüzyılın ilk yarısında Brezilya’da bir liman kenti olan İlheus’da bölgenin en önemli ürünü kakaonun biçimlendirdiği yaşamlara dokunulur. Feodal bir düzen, o düzene başkaldıran kakao tüccarı Mundinho Falcao ve bu iki güç arasında sıkışıp kalmış çaresiz bir halk…

Yalnızlık Dolambacı * Octavio Paz

Octavio Paz’ın, Meksika’yı, Meksikalıları, Meksika’nın sömürgeleşmesini, devrim mücadelesini ve hapis olduğu yalnızlığını anlattığı kitabının adı Yalnızlık Dolambacı. Paz aslında sadece Meksikalının tarihsel ve kültürel yalnızlığını değil, aynı zamanda insanoğlunun saplandığı yalnızlık bataklığını anlatıyor. Hepimizin içinde olan yalnızlığa o sadece dokunmaya çalışıyor.

Yüzyıllık Yalnızlık * Gabriel Garcia Marguez

Latin Edebiyatından Okunası 10 Kitap

Latin Edebiyatından Okunası 10 Kitap listemizin sonunda Yüzyıllık Yalnızlık var. Roman, bir yerleşim yeri olan Macondo’nun kuruluşunu, gelişimini, yok oluşunu ve bu yerleşim yerinin en önemli ailelerinden Buendia ailesinin yedi kuşağının hikayesini anlatıyor. Yedi nesil boyunca, roman kahramanları nasıl bir hayat sürerlerse sürsünler, vakti gelince mutlak bir yalnızlığa teslim olur ve yalnız ölürler. Yalnızlık kader midir? okura bunu düşünmek kalıyor.Latin Edebiyatından Okunası 10 Kitap

Yorum Yapın