Hoşgörü Kenti Antakya Gezilecek Yerler

Hatay Gezilecek Yerler

Antakya gezilecek yerler

Antakya, Hatay ilinin nüfus açısından en büyük ilçesi. Musevi, Hristiyan ve Müslüman toplumlarının birlikte yaşadığı, 23 yüzyıllık geçmişi olan bir ilçe. İsa’ya inananlara Hristiyan kelimesinin ilk kez atfedildiği St.Pierre kilisesinin yanı sıra, Kurtuluş Caddesi üzerinde Sarımiye camisi, Katolik kilisesi ve Musevi sinagogu bulunuyor. Hemen ileride Saray Caddesi üzerindeki Ortodoks kilisesi ve Vali Konağı’nın hemen yanı başında bulunan Protestan Kilisesi kendi inananlarını ağırlamaya devam ediyor. Antakya gezilecek yerler 

Antakya Hakkında İlginç Bilgiler

  • Asi Nehri bulunduğu bölgede güneyden kuzeye; yani ters yönde akan tek nehir.
  • Şimdiki adı Kurtuluş Caddesi olan eski adıyla Herod Caddesi, meşalelerle dünyanın ilk gece aydınlatması yapılan caddesi.
  • St. Pierre Kilisesi, Hristiyanlığın ilk kilisesi. İsa’nın on iki havarisinden biri olan Aziz Petrus’un ilk vaaz verdiği yer olduğuna ve mağarada cemaatin ilk kez ‘Hristiyan’ adını aldığına inanılıyor.
  • Habib-i Neccar Camisi, Türkiye sınırları içerisinde inşa edilen ilk cami olup, İsevi inancına sahip bir kişinin adının verildiği dünyadaki tek cami.
  • Hatay Arkeoloji Müzesi, Türkiye’nin en büyük, dünyanın en büyük ikinci mozaik koleksiyonuna ve dünyanın en büyük madeni para koleksiyonuna sahip.
  • Dünyada ilk olimpiyatlar Daphne (Harbiye) de yapılmış. (M.Ö.195-M.S. 520)
  • Ortodoks Kilisesi, Kudüs’te bulunan kiliseden sonra en eski kilise.

Hatay Tarihçesi

Hatay’da yaşam, yapılan kazılardan elde edilen bilgilere göre Paleolitik çağda başlamış. Halife Harun Reşid zamanında (786-809) Antakya vilayete dönüşmüş ve  969’a kadar Müslüman Arapların idaresinde kalmış. Bu tarihten sonra bir asırdan fazla Bizanslıların Müslümanlara karşı başlıca kalesi olmuş. Antakya, Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sırasında Osmanlı topraklarına katılmış. 12 Kasım 1918 tarihinde  Hatay’ı işgal eden Fransızlar, Hatay Devleti’nin 2 Eylül 1938 tarihinde kurulmasına kadar bölgeye hakim oldular. 2 Eylül 1938 – 23 Temmuz 1939 tarihleri arasında 10 ay 21 gün müstakil bir devlet olarak idare edilen Hatay, Hatay Millet Meclisi’nin 29 Haziran 1939 tarihinde aldığı karar ile Türkiye’nin 63. vilayeti olarak ana vatana katıldı.

Antakya Gezilecek Yerler

Arkeoloji Müzesi ve Ziyaret Edilesi Diğer Müzeler

Hatay Arkeoloji Müzesi’nde M.S.2-5. yüzyıllar arasına ait mozaikler mimari mekan canlandırmalarıyla birlikte sergileniyor. “Lahitler Salonu”nda antik çağda ölü gömme gelenekleri ve kültleri ile ilgili olan lahitler, urneler, ostotekler ve mezar stelleri yer alıyor ve salon, ünlü “Antakya Lahdi” ile sona eriyor. Müzede, 10 adet alan canlandırması, 86 adet heykel, 6 adet sütun ve sütun başlığı, 1340 metrekare mozaik, yazıtlar, steller, mil taşları, lahitler, 6 adet maket ve 58 adet vitrin içerisinde, binlerce metal, seramik ve cam eser sergileniyor.

Eski Arkeoloji Müzesi, Şehir Müzesine dönüştürülerek Ağustos 2020’de ziyaretçilerine kapılarını açmış. Hatay’ın tarihçesi ve kültürüne yakından bakmak isterseniz mutlaka ziyaret edin. Bunun dışında; Antakya Aromatik Bitkiler Müzesi, Etnografya Müzesi, Antik Cam Evi – Antakya Cam Müzesi, Hatay Tematik Tarım Müzesi gezilesi mekanlar arasında.

St. Pierre Kilisesi & Cehennem Kayıkçısı Heron

Reyhanlı yönünde, şehir merkezine 2 km mesafede, 7 m yüksekliğinde Habib-i Neccar dağının uzantısı olan bu doğal mağara, Hz. İsa’nın ölümünden sonra havarilerinden St. Pierre’in Antakya’ya gelerek (M.S. 1.yy’ın ilk yarısı) telkinlere başladığı yer olarak biliniyor.

Saint Pierre Kilisesi’nin 200 metre kuzeyinde, Antiochus IV. Epiphanes (M.Ö. 175-164) zamanından günümüze gelmiş yegane eser olarak bilinen, bir kayaya oyulmuş Charonion’a (Yunan mitolojisinde Cehennem Kayıkçısı) ait dev büst görülmeye değer. Hükümdarlığı sırasında kente yayılan veba salgınını durdurması için ilahlara yaranmak amacıyla yontulmaya başlanmış olan büst, salgının sönmesi sonucu tamamlanmadan yarım bırakılmış.

St. Simeon Manastırı

M.S. 6.yy.’da, 479 m yükseklikte bir tepe üzerine kurulan manastıra St. Simeon’un 541 yılında geldiği ve burada yer alan sütun üzerinde 40 yıl yaşadığına inanılıyor. St. Simeon, Terk-i Dünya tarikatının kendi çağındaki en önemli temsilcisi. Antakya gezilecek yerler

Antakya gezilecek yerler

Habib-i Neccar Camii

Rivayete göre, M.S. 40’lı yıllarda İsa’nın yardımcıları Antakya’ya gelip tanrının tek olduğunu anlatmaya çalıştıklarında onlara inananların başında bir marangoz (neccar) gelir. Neccar, Pagan inanışından vazgeçip onlara katılır. Ancak havarilerin yeni vaazları halkı öfkelendirir. Kral da havarileri hapse attırır. Bunun üzerine Antakya’ya yeni bir elçi, Şem’un Safa, gönderilir. Şem’un, mucizeleriyle kralı ikna eder ve arkadaşlarını kurtarır. Halk ise havarilere inanmamakta kararlıdır. Uğursuzluk getirdiklerini düşündükleri için onları taşlayarak öldürmeyi planlamaktadırlar. Habib-i Neccar öfkeli ahaliyi durdurmaya çalıştığı sırada öldürülür. Rivayet odur ki; kesilen baş, Lübnan Dağı’nın tepesinden, şimdi türbesi ve mezarının bulunduğu yere kadar yuvarlanır.

Cami, Memlük Hükümdarı Baybars zamanında eski bir tapınağın yerine yaptırılmış. Caminin kuzeydoğu köşesinde, yerin 4 metre altında Habib-Neccar’ın ve Şem’un Safa’nın, girişte ise Yuhanna ve Pavlos’un türbeleri yer alıyor.

Antakya gezilecek yerler

Ulu Cami

Caminin ne zaman inşa edildiği kesin olarak bilinmiyor. Tespit edilebilen en eski veri, minarede bulunan satrançlı kûfî kitabedeki 670 (1271) tarihi olup Memlük Sultanı I. Baybars’ın şehre hakim olduğu döneme işaret ediyor. 1265’te (1849) Câmi-i Kebîr ve bitişiğindeki yazlık cami tamirat görmüş. Külliyedeki kitabelerden minarenin 1117 (1705) ve 1206 (1791-92), batı kapısının 1250 (1834-35), medresenin 1265 (1849), caminin 1293 (1876) yıllarında onarım gördüğü öğrenilmekte.

Antakya gezilecek yerler

Eski Antakya Evleri ve Sokakları

Antik kentin tüm karakteristik özelliklerini yansıtan Antakya evleri, bölgeye özgü sarımtırak beyaz kalker taşı ile kerpiçten inşa edilmiş. Yüksek taş duvarlı, iç avlu etrafında odaların sıralandığı, genellikle iki katlı mimarisi ile Antakya evleri yerel halkın yaşam biçimini, gelenek ve göreneklerini yansıtıyor.

Tarihi Uzun Çarşı & Kurşunlu Han

Tarihi Uzun Çarşı, geçmişten günümüze yöre halkının bir araya geldiği önemli merkezlerden birisi. Sokakların farklı bir meslek grubuna ayrıldığı bu mekanda, yöresel el işçiliğinden bakırcılara kadar her türlü mesleğin icrasını  görmek mümkün. Günümüzde cami-kilise-havra üçgeni arasında kalan bu mekan turistlerin gözde duraklarından biri.

Uzun Çarşı içindeki Kurşunlu Han, 1660 yıllarında Köprülü Mehmet Paşa tarafından, her yıl Recep ayının 12’inde Hicaz’a gitmek üzere törenle yola çıkarılan Surre Alayı’nın ağırlanması için inşa ettirilmiş.  Restore edilen Kurşunlu Han’ın zemin katında; 23 adet genel amaçlı dükkan, esnaf lokantası, toplantı ve sergi salonu, avlu, bilgilendirme noktası, 1. katında ise yöresel ürün satışı yapan dükkanlar, yöresel el sanatlarının üretiminin yapılabileceği eğitim atölyesi ve cafe yer alıyor.

Antakya gezilecek yerler

Harbiye (Daphne) Şelalesi

Hatay’ın çağlayanlar bölgesi olan Harbiye, Antakya’ya 6 km uzaklıkta. Helenistik ve Roma dönemlerinde çağlayanlarıyla tanınan ve dünyaca ünlü bir sayfiye yeri olarak kullanılan Daphne, zengin halk kesimi tarafından yapılan çok sayıda köşkleri, tapınakları ve eğlence yerleriyle ünlüymüş. Şimdilerde doğal güzelliğiyle ziyaretçilerini büyülemekle meşgul.

Antakya Yemekleri, Antakya’da Ne Yenir?

Antakya’ya sadece yemek yemek için bile gidebilirsiniz. Buraya has yöresel lezzetler ziyaretçilerini mest ediyor. İşte Antakya’nın tadı damağınızda kalacak enfes yemekleri;

Ekşi aşı, tepsi kebabı, içli köfteye benzeyen oruk, ıspanaklı ekmek, fellah köftesi, belen tava, klasik kabak dolmasından öte şıhıl mahşi, kepse pilavı, kaytaz böreği, mahluta çorbası, biberli ekmek denenesi lezzetler. Mezeler kategorisinde ise, bakla ezmesi, zeytin üfelemesi, zahter salatası, muhammara, bezirgani, abagannuc, humus ve mütebbel iştah açıyor. Antakya kömbesi, kireçte kabak ve tabii ki künefe mutlaka denenmesi gereken Antakya yöresine ait tatlılar arasında başı çekiyor. Kentin gözdesi turunç reçeli ise dillere destan lezzeti ile mutlaka tadılası ve satın alınası yerel bir ürün.

Antakya‘nın zahteri, acı biberi, nar ekşisi ve baharatları da çok meşhur. Sofralarınıza otantik bir tat katmak istiyorsanız bu ürünlerden almayı unutmayın!

Şirince gezilecek yerler için Ege’de Bir Mübadele Köyü: Şirince yazımızı inceleyin! Antakya gezilecek yerler

Yorum Yapın

Yorum Yapın!

eposta adresiniz yayınlanmayacaktır.


*