20.Yüzyılın En İyi Eserleri

Kitap Önerileri

20.Yüzyılın En İyi Eserleri

Şimdiye kadar yazılmış en iyi roman, ilgili dönemin en iyileri vesaire yazarların, eleştirmenlerin, öğretim üyelerinin görüşleri alınarak veya kitap okuyucuları arasında oylama yapılarak kitap severlere fikir vermek amacıyla birçok kitap listesi, sıralaması yapılıyor. Bunlardan biri de 125 yazarın görüşünü alarak En İyi On: Yazarlar En Sevdikleri Kitapları Seçiyor kitabını kaleme alan J. Pader Zane. Norman Mailer, Ann Patchett, Jonathan Franzen, Claire Messud ve Joyce Carol Oates dahil olmak üzere günümüz yazarlarından 125’ine soruyor ve roman, öykü, oyun veya şiir alanlarında tüm zamanların en büyük on kurgu eseri olarak gördüklerinin sıralı bir listesini sunmalarını istiyor. 20.yüzyıl bağlamında bu derlemede yer alan 10 eser ise şöyle; 20.Yüzyılın En İyi Eserleri

20.Yüzyılın En İyi Eserleri

Lolita * Vladimir Nabokov

Yayınlandığı ilk yıllarda müstehcenliğiyle tepki toplayan Lolita, bir süre sonra satirik bir komedi ve çarpıcı bir roman olarak değerlendirilmeye başlar. Geçen yıllar içinde, Nabokov’un bu romanında Flaubert, Proust, Balzac gibi yazarların eserlerine atıfta bulunması, Lewis Caroll’un “Alice Harikalar Diyarında” adlı eserinden yaptığı alıntılar ve Charlie Chaplin’in evlendiği 16 yaşındaki ikinci karısı Lita Grey hakkındaki göndermeleri ile ön plana çıktı. 20. yüzyıla gelindiğinde ise Lolita baş yapıtlar arasında yerini aldı.

Muhteşem Gatsby * F. Scott Fitzgerald

Jay Gatsby “Amerikan Rüyası”nın bir kahramanıdır, başlangıçta nasıl zengin olduğu bilinmeyen sonrasında ise bu zenginliğe bir kadın uğruna yasa dışı yollardan ulaştığı anlaşılan bir karakterdir. Ancak bu zenginlik ona, zengin olarak doğmuş insanların sahip oldukları ayrıcalıkları getirmez, o görkemli hayat, o büyük servet aslında sadece bir yük olur onun için.

Muhteşem Gatsby, anlatımdaki zenginlik ve ele aldığı hikayeyle tüm zamanların en iyi romanlarından biri olarak gösteriliyor. Fitzgerald okuruna şu mesajları vermek ister gibidir: “Amerikan Rüyası çökmüş, alt sınıf hızla yükselmiş ve ihtişama yenik düşmüş, üst sınıf ise koskoca bir boşluğun ve ikiyüzlülüğün kıskacında kimliğini yitirmiştir.”

Kayıp Zamanın İzinde * Marcel Proust

Marcel Proust’un şaheseri olan, yedi ciltten oluşan Kayıp Zamanın İzinde bugüne kadar yazılmış en uzun roman olarak kabul ediliyor. Başı ve sonu olmayan, sonunda ne oldu nasıl bitti diye soramayacağınız bir anlatısı olan roman, Fransa’da aristokrasinin çöküş ve orta sınıfın yükseliş dönemine denk gelen “Üçüncü Cumhuriyetçiler” yönetimi altında gerçekleşen büyük toplumsal değişimleri, gündelik hayatı, insan ilişkilerini konu alıyor.

Ulysses * James Joyce

Ulysses, Dublin’de tek bir günde iki ana karakterin- Leopold Bloom ve Stephen Dedalus- hayatlarındaki olayları kaydeder. Ulysses, derinliği ve karmaşıklığı ile edebiyat ve dil anlayışımızı tamamen değiştiren nitelikte bir eser, en büyük gücü ise, anlatılma tarzı. Joyce’un şaşırtıcı bilinç akışı, günün olaylarına benzersiz bir bakış açısı sunuyor; olayları Bloom, Daedalus ve Molly’nin iç perspektifinden görürüz.  Joyce’un çalışmaları, anlatı teknikleriyle çılgınca oynadığı bir deney gibidir ve Joyce, devrimci tarzıyla edebi gerçekçiliğin temellerini sarsar.

Dublinliler * James Joyce

Dublinliler, on beş kısa öyküden oluşan bir koleksiyon, ancak bir yazarın sayısız yazısının toplanması gibi alışılagelmiş anlamıyla değil- bu tam bir el yazması ve tüm öykülerin ortak bir tema ve kurgusal bir sıralama çerçevesinde yazılmış olması nedeniyle bir roman olarak algılanabilir. Bu kısa öykülerde Joyce, yüzyılın başında Dublin’de yaşanan küçük ama önemli anlara odaklanıyor.

Yüzyıllık Yalnızlık * Gabriel Garcia Marquez

Marquez bu dev eserinde küçük bir yerleşim yeri olan Macondo’nun kuruluşunu, gelişimini, yok oluşunu ve bu yerleşim yerinin en önemli ailelerinden Buendia ailesinin yedi kuşağının öyküsünü anlatıyor. Yedi nesil boyunca, Buendia ailesinin fertleri nasıl bir hayat sürerlerse sürsünler, vakti gelince mutlak bir yalnızlığa teslim olur ve yalnız ölürler. Yalnızlık kader midir? Okura bunu düşünmek kalıyor…

20.Yüzyılın En İyi EserleriSes ve Öfke William Faulkner

Ses ve Öfke, öykünün geniş tarihsel bir perspektiften ele alınarak bireysel anlatıcılar yoluyla aktarıldığı, Amerikan’ın güneyinin tarih boyunca içinde bulunduğu ve taşıdığı gelenekleri, iç savaş, kadın, aristokrasi, ırkçılık gibi temaları içinde barındıran, bir yıkılış, çöküş imgesi olarak Compson ailesinin dağılışını anlatan bir klasik.

20.Yüzyılın En İyi EserleriDeniz Feneri * Virginia Woolf

1927’de yayınlanan Deniz Feneri, Virginia Woolf’un en tanınmış kitaplarından biri ve birçok eleştirmen tarafından 20. yüzyılın en etkili İngilizce romanlarından biri olarak kabul ediliyor. Eser, Woolf’un ölmüş ebeveynleri ile çözülmemiş sorunlarını, denize olan tutkusunu ve yaşam, ölüm, kaybetmek üzerine düşüncelerini ortaya koyan yarı otobiyografik bir çalışma. Ramsay ailesinin İskoçya’daki yazlıklarında geçirdikleri birkaç günü anlatan roman, bir kadının yaşamının sıradanlığını ve nedensiz her şeyi kabullenişini irdelerken, kadının ölümünün bile değersizliğinin altını çiziyor.

20.Yüzyılın En İyi EserleriToplu Hikayeler * Flannery O’Connor

O’Connor, bir duruş sergilemek veya okuyucunun düşüncesine rehberlik etmek amacıyla değil, sadece ırkçı, dinsel ve sosyal çatışmanın var olduğunu göstermek ve belki de okuyucuyu seçim yapmadan önce birden fazla görüşü düşünmeye teşvik etmek amacıyla kaleme alır öykülerini. Cehalet, ırkçılık ve tutuculuğun korkunç bileşimine sahip karakterlerin, en sıradan olaylarda bile nasıl bir yıkıcılığa sahip olabileceklerinin betimlemesi, tekinsiz sonlarıyla bir gizem duygusunun size yapışıp kalacağı öyküler, okunmalı.

20.Yüzyılın En İyi Eserleri

Solgun Ateş * Vladimir Nabokov

Solgun Ateş, dünyanın ilk hypertext romanı, anlaşılması pek te kolay olmayan, şifrelerle, göndermelerle dolu, okuru bir tür sınavdan geçiren bir yapıt. John Shane adında bir yazarın ölmeden hemen önce yazdığı 999 dizelik şiirin etrafında kurgulanmış. Roman Charles Kinbote adlı bir öğretim üyesinin önsözü ile başlıyor ve yeni bir tür anlatım oluşturmak için metin sürekli anlatıcının yorumlarıyla kesiliyor. Kinbote şiiri yorumlamaya çalıştıkça aslında kendisiyle, geçmişiyle ilgili olaylar da bu yorumun içine bulaşmaya başlıyor. En yüksek anlamda bir trajikomedi olan bu kitap sizi sahte ironi ile eğlendirecek ve bir dedektif hikayesi şüphesiyle heyecanlandıracak türden. 20.Yüzyılın En İyi Eserleri

Bu kitapları okumadan geçmeyin!

Yorum Yapın

:)